Multiple Skleroz (MS)

MULTİPLE SKLEROZ (MS)

Atakları erkeklerde kadınlara göre daha fazla görünen Multiple Skleroz veya halk tanımıyla MS; hareket aksaklığı, kaslarda güçsüzlük, kısmi felç, dengesizlik, konuşma ve görme bozuklukları gibi farklı semptomlarla kendini gösterir. 

Multipl Skleroz (MS), merkezi sinir sisteminin daha net ifadeyle beyin ve omuriliğin inflamatuar (yangısal) bir yansımasıdır. 

Merkezi sinir sisteminin kendi içerisinde bulunan ve bu bölümle vücudun diğer bölümleri arasında iletişimi sağlayan beyaz madde adıyla tanımlanan sinir liflerinin hasarıyla ortaya çıkar. Merkezi sinir sisteminde bulunan bu beyaz madde, plak veya lezyon olarak tanımlanan hasarlı alanlar görülür. Bu hasarlı alanlarda siniri kaplayan miyeli olarak bilinen maddenin kaybı ortaya çıkar. 

MS hastalarında oluşacak reaksiyonlar önceden kestirilemediğinden hastalığı tanımlayabilmek oldukça zordur. 

MS hastalığının belirtileri  

Hastalık kişiye özeldir. Bundan dolayı benzer şekilde gelişen ve aynı bulgularla sahip iki MS’li hastaya rastlanmaz. 

Genel bir ifadeyle MS olguları, beyin veya omuriliğin kontrolünde olan fonksiyonlarda tam veya yarı tam kaybı gözlenir.

Ms hastalığının seyri kişiden kişiye değişiklik göstermesinden dolayı belirtilecek olan unsurların bir ya da birkaçının kendini hızlı veya yavaş bir şekilde göstermesiyle kendini belli etmektedir. 

Bu unsurlar sıralanırsa; vücudun belli bir bölümünde veya tamamında hissedilen karıncalanma, uyuşma, iğlenme, güç kaybı, spazm, kaslarda sertleşme, kas ağrısı, kol ve bacaklarda olabilecek güç kaybı. Görme kaybı veya görme anormalliği, idrar kaçırma veya idrar sıklığı, bulantı, kabızlık, yorgunluk, depresyon, konuşma bozukluğu, cinsel fonksiyon bozuklukları, denge kaybı, yutma zorluğu sayılabilir. 

MS öncelikli olarak kol veya bacakta oluşan kuvvet azalması güçsüzlük şikâyetleri ile kendini belli edebilir. Hastalar büyük çoğunlukla duyularda meydana gelen duyu bozuklukları, görme ve denge bozuklukları gibi şikâyetlerle de fark edilebilir.  

Bilinen en belirgin MS belirtisi; halsizlik, yüzde veya vücudun belli bölümünde oluşan uyuşma veya karıncalanma, hissizlik, yorgunluk, denge problemi, görme bozuklukları, kas sertleşmesi, bozuk konuşma şeklinde kendini gösterebilir.

Bazı durumlarda aniden ortaya çıkan ve birkaç gün sonra düzelen görme, duyma ve konuşma ve yazı yazma yeteneğinde kayıplarda belirtiler arasında gösterilebilir. 

MS Hastalığı Genetik Midir ?

MS hastalığının oluşumunda genetik etkinlik oldukça baskındır. Bununla beraber bazı faktörlerde MS hastalığını tetikleyebilmektedir. 

Çevresel faktörler: Organik çözücülere ve cıvaya maruz kalma, böcek ilaçları ve radyasyon ile temas.


Etnik köken: Kafkas, Kuzey Afrika kökenlilerde hastalığın görülme oranı diğer ırk genetiğine göre daha yüksektir. Sarı ve kısmen siyah ırkta, hastalığa karşı koruyuculuk beyaz ırka göre daha fazladır. 


Virüslerin etkisi: Geçmişte “herpes”, “varisella zoster” virüslerinin yarattığı hastalıklara yakalanmış olmak.


Kalıtım: Çevresel tetikleyicilerden etkilenen genetik faktörler.


Genetik faktörler: MS hastası anne veya babanın çocuklarında, MS hastalığının görülme oranı diğer çocuklara göre çok daha fazladır. Bununla beraber aktarım tek başına yeterli bir faktör değildir. 

Bu faktörlerin dışında; Kan ve beyin arasında oluşan bariyer hasarı, anne rahminde meydana gelen biyokimyasal olaylar, diyet ve vitamin eksiklikleri, alerjik reaksiyonlar MS hastalığını oluşturan nedenler arasındadır.

MS Hastalığı Nasıl Teşhis Edilir ?

MS kesin tanısı kolay değildir. Kesin tanı için özel bir test henüz bulunamamış olsa da MRI, Beyin omirilik sıvısının incelenmesi, Uyarılmış yanıtlar, görsel uyarılmış yanıtlar, işitsel uyarılmış yanıtlar, smatsensriyel uyarılmış yanıtlar bazı tetkikler uygulanabilmektedir.

MS hastalığının belirtileri ve tedavisi 

Tedavi niteliği, kişiye özel ve kesinlikle erken dönemde başlamalıdır. Hastalık seyri 20-50 yaş arasında görülmektedir. MS hastalığı, ne kadar erken yaşta ortaya çıkarsa hastalık seyri o kadar zorlu olmaktadır. 

MS hastalığından kaynaklı atak geçirme tek olabileceği gibi sık nöbetler şeklinde de ortaya çıkar. Bu nöbetler ağır geçirilebileceği gibi hafifte atlatılabilir. Oluşabilecek hasarı engellemek adına erken tedavi önemlidir.

MS Ataklarına Karşı Aşı

MS hastalığının tedavisinde koruyucu tedavilerden olan aşılar büyük rol üstlenmektedir. 

Sürekli MS atağı geçiren hastalara atakları %30-40 oranında önleyen koruyucu tedaviler (aşı) uygulanır. Yine koruyucu tedavi, atak sonrasında oluşabilecek engelli kalma riskini de azaltır. 

Yine çok sık MS atağı geçiren hastalarda, atak sayısının azaltılması için interferon tedavisi uygulanmaktadır.

Kronik MS hastası olma riski taşıyan, tek atak geçiren hastalarda, bağışıklık sistemini baskılayan koruyucu tedavilerin uygulanması önerilmemektedir. 

MS Hamileliğe Engel Mi ?

Bilinenin aksine, doğuma ve doğurganlığa engel teşkil etmediği için MS hastalarının herhangi bir sakınca yoktur. MS hastası anne adayları, rahatlıkla hamile kalabilir ve çocuklarını sağlıklı bir şekilde dünyaya getirebilir. Bazı durumlarda hamileliğin MS ataklarını sakinleştirdiği görülmüştür. Doğum sonrasında oluşabilecek ataklar nedeniyle, yakın takip önem arz etmektedir. 

MS Hastalığının İyi Bir Seyir İzleyeceğini Gösteren Bulgular Nelerdir ?

İlk bulgusu duyusal veya görme ile ilgili olanlar

2 atak arasındaki sürenin uzun olması

Hastalığın 25 yaşından önce olması

Başlangıçta MR’da çok az lezyon görülmesi

Başlangıçtan 5 yıl sonra etkilenen nörolojik bölümlerin az sayıda olması

Başlangıçtan 5 yıl sonra nörolojik sekelin az olması

Geçirilen ataklardan sonra düzelmenin tama yakın olması

Ataklar dışında beyin omurilik sıvısında myelin proteininin olmayışı

Başlangıcın sadece tek bölgeden olması

Hastanın kadın olmasının da bir avantaj olduğu unutulmamalıdır.

MS Hastalığının Kötü Bir Seyir İzleyeceğini Gösteren Bulgular Nelerdir ?

Başlangıçta etkilenen alanların çok olması

Başlangıçta MR lezyonlarının çok olması

Başlangıçta beyinin güç, denge ve sfinkter fonksiyonları ile ilgili bölümlerinin etkilenmiş olması

Başlangıçta hastalığın progresif seyir izlemesi

Hastalığın erken seyrinde beyin omurilik sıvısında oligoklonal bant olması

Hastalığın 40 yaşından sonra başlaması

2 atak arasında 1 yıldan daha az bir süre olması

Başlangıçta motor bulguların olması

Başlangıçta beyin sapı ile ilgili bulguların olması

Hastanın erkek olması