Hekim Olarak Siyaset Yapmak

Aile Hekimliği uygulamasının başladığı dönemde Antalya Milletvekili olarak görev yapan ve vekilliği sonrası hekimlik kariyerine Özel Antalya Tıp Merkezinde devam eden Uzm. Dr. Osman AKMAN ile samimi bir röportaj gerçekleştirdik. 

Meslek hayatınızdan kısaca bahseder misiniz? 

1981 yılında Ege Ünivesitesi Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra bir yılı geçen süre serbest muayene hekimliği yaptım. Askerlik sonrası ihtisas, 1988 yılından beri iç hastalıkları uzmanı olarak çalışıyorum. Bu süre zarfında 7 yıl idarecilik, 5 yıl milletvekili olarak siyaset yaptım. Yani sağlığın hem icrasında, hem sevk ve idaresinde, hem de yasal düzenleme yapma kısmında bulundum. 

36 yıldır hekimsiniz. Deneyimlerinizden yola çıkarak meslektaşlarınıza aktarmak istediğiniz tavsiyeler nelerdir ? 

Aile hekimi arkadaşları demokratik bir toplumun olmazsa olmazları, sivil toplum teşkilatlanmasına dernekleşerek verdikleri katkıdan dolayı tebrik ediyorum. Birinci basamak tedavi kurumlarında ki arkadaşlarımız, hasta olsun veya olmasın, kendini hasta hisseden vatandaşlarımızla ilk muhatap olan hekimler. Anlık tetkik ve teknik imkanlar hemen ellerinin altında olmadığı için daha çok bilgi, beceri ve yetenekleri ile insanımıza sağlık açısından katkıda bulunuyorlar. Halen hekimlik yaptığım için biliyorum, arkadaşlarımız (istisnalar dışında ) bu görevi başarı ile yerine getiriyorlar. Elbette karşılaştıkları zorluklar var. Mesela şu “görmedikleri hastalara ilaç yazdırılması” dayatması gibi. Ancak buna benzer zorluklar birçok meslek grubunda değişik versiyonlarda görülebilir. Önemli olan yaptığımız işin kutsallığına inanarak insanlara yardımcı olabilmek; hastalar olmazsa bize de ihtiyaç olmayacağını unutmadan! Hekimlik zor meslek. 29 yıl uzmanlık olmak üzere   36 yıllık hekimim. Şikayeti sorulduğunda kendini doğru ifade etmeyen, hatta doğru söylemeyen demiyorum, bilerek doğru söylemeyen hastaları hala anlayabilmiş değilim. Gözlerimizle hastadan aldığımız anamnez ile muayene yaptığımız yaptırdığımız tetkiklerle teşhise gidiyoruz. Hastadan aldığımız bilgiler bu sürecin en önemlisi. Ama insan biraz emek sarf edince hastalar yüzleri kızarsa da sonunda doğruyu söylüyorlar. Bu durum birazda hekime keyif vermez mi?